Borsa İstanbul, Eylül ayında piyasalardaki fon türbülansının etkisiyle büyük bir değer kaybı yaşadı. Manipülasyon soruşturmaları nedeniyle güvenin sarsılması sonucu, şirketlerin toplam piyasa değeri 4.5 trilyon TL eridi. Yerli yatırımcı kaybı ise 100 bini geçti. Uzmanlar, bu durumun halka arzları olumsuz etkileyerek, sağlıklı şirketlerin yatırım ve büyüme kaynaklarına ulaşmasını zorlaştıracağını belirtiyor.
Piyasa Değeri Düşüşü
Bloomberg HT’nin verilerine göre, Eylül ayında gerçekleşen 4.5 trilyon TL'lik piyasa değeri kaybı, 2008 küresel finans krizinden bu yana en yüksek aylık kayıp olarak kaydedildi. Cuma günü yapılan fon ödemeleriyle borsa yukarı yönlü kapansa da, artışın sadece yüzde 0.17'de kalması, satış baskısının devam edeceğini gösteriyor. Bu durum, Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) onayladığı halka arzları da doğrudan etkiliyor. Son bir yılda halka açılan 36 şirketten 23’ünün hisseleri, 2 Ekim kapanışında halka arz fiyatının altında işlem görüyor.
Halka Arzlar Üzerindeki Etki
Ekonomist Ali Ağaoğlu, son dönemdeki halka arzların çoğunun şirketlerin gerçek değerinin üzerinde fiyatlandırıldığını belirtti. Arzların az sayıda aracı kurumda yoğunlaşması, borsadan kaynak temin etmeyi düşünen şirketler için sıkıntılı bir dönem yaratacak. Ağaoğlu, yatırımcıların en az altı ay boyunca borsa ile ilgilenmeyeceğini ifade etti.
Güven Sorunu ve Yatırımcı Kaybı
Prof. Cem Başlevent, kayıpların panik ve likidite ihtiyacı ile doğrudan ilişkili olduğunu vurguladı. Bireysel yatırımcıların önemli kayıplar yaşayacağına dikkat çeken Başlevent, halka açılmayı hak eden bazı şirketlerin bu fırsatı bulmakta zorlanacağını belirtti. Diğer yandan, Prof. Dr. Sinan Alçın, mevduat faizinin enflasyona karşı yeterli koruma sağlamaması ve altın fiyatlarındaki dalgalanmalar nedeniyle bireysel yatırımcıların borsa ile olan ilgisinin azaldığını söyledi.
Soruşturma ve Yeni Düzenlemeler
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, fon soruşturması kapsamında eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül hakkında inceleme yapılması için teftiş kurulunu görevlendirdi. Bakanlık kaynaklarından edinilen bilgiye göre, bu adım, savcılığın yürüttüğü soruşturma çerçevesinde atıldı. Şimşek, ilgili mevzuata uygun olarak teftiş kurulundan araştırma yapılmasını talep etti.




