Birleşmiş Milletler (BM) yetkilisi Türk, İsrail'in saldırıları sonucu büyük ölçüde yıkılan Gazze'deki enkazların altından cesetlerin çıkarılmasıyla ilgili yazılı bir açıklama yaptı.
Türk, Gazze'de, İsrail güçlerinin evleri bombalamasının ardından neredeyse 3 yıl geçmesine rağmen, çoğunluğu kadın ve çocuklara ait birçok "insan kalıntısının" titizlikle çıkarıldığını ifade etti. Bu durumun, uluslararası hukuka uyum konusundaki ciddi endişeleri ve savaş suçları dahil olmak üzere ağır ihlallerin işlenmiş olma ihtimalini gözler önüne serdiğini vurguladı.
Enkaz Altındaki Kalıntılar
Açıklamasında, "İsrail saldırılarıyla yerle bir edilen bölgelerde görünüşe göre tüm ailelere ait kalıntılar gün yüzüne çıkarılıyor. Uzun süredir kayıp olan kişilerin yakınlarının en korktukları ihtimalin şimdi doğrulanmasıyla yüzleşmek zorunda kalmaları yürek parçalayıcı. Şu ana kadar çıkarılan kalıntıların buzdağının sadece görünen kısmı olmasından endişe ediyorum," diyen Türk, Gazze'nin büyük bir bölümünün İsrail bombardımanı ve ağır iş makineleriyle dümdüz edildiğini belirtti.
Türk, Gazze'deki çatışmaların yürütülme biçimiyle ilgili devam eden hukuki süreçler göz önünde bulundurulduğunda, yıkılan bölgelerdeki ihlallere dair kanıtların korunmasının hayati önem taşıdığını vurguladı. Bu nedenle uluslararası müfettişlerin Gazze'nin tüm bölgelerine girişine izin verilmesi çağrısında bulundu.
Yıkım ve İhlaller
Ayrıca, Türk, İsrail'in, enkazın kaldırılması için gerekli ağır iş makinelerinin girişine izin vermediğini hatırlatarak, Gazze'deki Sivil Savunma Birimi'nin Kasım 2025 ile Eylül 2026 arasında 630'dan fazla ceset ve diğer insan kalıntılarının çıkarıldığını bildirdiğini aktardı. Sivil Savunma Birimi, enkaz altında kalan toplam kayıp sayısının 8 binden fazla olduğunu tahmin ediyor.
Türk, "Bu kurbanların belgelenmesi, kimliklerinin tespit edilmesi ve ailelerinin bilgilendirilmesi için mümkün olan her türlü çabanın gösterilmesi gerektiğini" belirtti. Enkaz altından cesetleri çıkarmak için yürütülen çalışmaların, hem 3 yıl önceki yıkımın ciddiyetini hem de yıllar süren belirsizliğin getirdiği acıyı derinleştirdiğini vurguladı.
Türk, ailelerin, yakınlarının akıbetini öğrenme hakkının, kimlik tespiti ve onurlu bir defin işlemiyle sona ermeyeceğini, gerçeğin tamamını bilmeyi hak ettiklerini ifade etti.
Savaş Suçları ve Hesap Verme
Son olarak, Türk, "İsrail'in saldırıları, çatışmaları yürütürken siviller ile savaşçılar arasında etkili bir ayrım gözetme konusunda yetersiz kaldığına dair ciddi endişelerimi birçok kez dile getirdim. Gazze'de çıkarılan kalıntılar, savaş suçları ve diğer vahşet suçlarına ilişkin endişeleri yeniden gündeme getiriyor," dedi.
Türk, İsrail'in, kayıp kişileri arama ve akıbetlerini ortaya çıkarma yükümlülükleri olduğunu hatırlatarak, bu süreçte tüm ülkeleri, Gazze genelinde cesetlerin onurlu bir şekilde çıkarılması için işbirliği yapmaya çağırdı.




