Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un 7 Eylül 2016 tarihinde Beykoz'daki çiftliğinde ölü bulunmasına dair yürütülen soruşturma, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından 10 yıl aradan sonra iki iddianame ile sonuçlandı.
İddianamelerdeki Suçlamalar
Hazırlanan ilk iddianamede, İstanbul Adli Tıp Kurumu'nda görevli 3 personel hakkında "kamu görevlisinin resmî belgede sahteciliği" suçlaması yer alıyor. İkinci iddianamede ise Denizolgun’un olay tarihindeki özel doktoru Nurettin Demirkol hakkında "yalan tanıklık" suçundan kamu davası açıldı.
Video Kaydı İddiaları
Soruşturmayı derinleştiren savcılık, 2026 yılının Şubat, Haziran ve Temmuz aylarında Adli Tıp Kurumu’na yazılar göndererek otopsi işlemine ait video kaydı olup olmadığını sordu. Kurum, 16 Temmuz 2026’da verilen yanıtta otopsiye dair herhangi bir video kaydının bulunmadığını bildirdi. Ancak 18 Ağustos 2026’da Denizolgun’un mezarının açılması için fethi kabir kararı alındığı gün Adli Tıp Kurumu, otopsi videosunun bulunduğunu ve savcılığa gönderildiğini açıkladı.
Adli Tıp Görevlileri Hakkında Dava
Gerçeğe aykırı olarak "video yok" cevabı verdikleri belirlenen Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesi Başkan Vekili İsmail Çoban, zabıt kâtibi Çağdaş Köse ve fotoğrafhane görevlisi Samet Çalışkan hakkında "kamu görevlisinin resmî belgede sahteciliği" suçundan dava açıldı.
Özel Doktorun İfadesi Çelişkili Bulundu
İkinci iddianamede yer alan özel doktor Nurettin Demirkol, 26 Ağustos 2026’da yeminli tanık olarak dinlendi. Demirkol, Denizolgun'un özel doktoru olmadığını ve olay yerinde yalnızca iki kişinin bulunduğunu iddia etti. Ancak savcılığın HTS, 155 Acil Çağrı Merkezi ve olay yeri inceleme tutanakları üzerindeki incelemeleri, Demirkol’un ifadelerini çürüttü. 155 kayıtlarında, polisi arayan kişinin Demirkol olduğu ve kendisini "ailenin hekimi" olarak tanıtarak ölümü şüpheli bulduğunu söylediği belirlendi. Ayrıca, 2016 tarihli tutanaklarda Demirkol'un, Denizolgun'un ağzından kan sızdığını beyan ettiği ortaya çıktı.
Kalem kalem gerçeğe aykırı beyanda bulunduğu tespit edilen doktor Nurettin Demirkol, 4 Eylül 2026’da tutuklanarak cezaevine gönderildi. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, 2 Ekim 2026’da düzenlenen iddianameleri Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesi ve Bakırköy Asliye Ceza Mahkemesi’ne gönderdi.




