Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, Arif Ahmet Denizolgun'un 7 Eylül 2016'da Beykoz'daki çiftlik evinde ölü bulunmasıyla ilgili yürütülen soruşturmada önemli bilgiler paylaştı. Başsavcılığın açıklamasında, ölüm olayının tüm yönleriyle aydınlatılması amacıyla tanık beyanları, olay yeri inceleme tutanakları, önceki otopsi raporları ve diğer delillerin değerlendirildiği belirtildi.
Adli Tıp Kurumu'ndan rapor
Açıklamada, 19 Ağustos'ta gerçekleştirilen fethi kabir işlemi sonrasında elde edilen örnekler üzerinde yeniden adli tıbbi incelemeler yapıldığı ifade edildi. Adli Tıp Kurumu 1. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 2 Kasım tarihli mütalaada, Denizolgun'un vücudunda tespit edilen ağır metallerin normal düzeylerde olduğu, zehirlenerek öldüğüne dair tıbbi delil bulunmadığı vurgulandı.
Ölüm nedeni belirlendi
Ayrıca, Denizolgun'un ağız ve burnunun kapatılması, boyna bası uygulanması veya göğse baskı yapılması gibi travmatik etkiler sonucu öldüğüne dair bir bulguya rastlanmadığı kaydedildi. Cesetteki ekimozların ölümden önceki 3 ila 14 günlük süreçte oluştuğu ve ölüme neden olabilecek nitelikte olmadığı açıklandı. Denizolgun'un yüksek tansiyon ve kalp-damar hastalığı bulunduğu, yapılan otopsi ve histopatolojik incelemelerde yüksek tansiyona bağlı beyin kanaması bulgularının tespit edildiği belirtildi.
Soruşturma sürüyor
Açıklamada, Denizolgun'un ölümünün yüksek tansiyona bağlı beyin kanaması sonucunda meydana geldiği oy birliğiyle mütalaa edildiği ifade edildi. Başsavcılık, yürütülen soruşturmanın elde edilen tüm deliller ve Adli Tıp Kurumu'nun bilimsel değerlendirmeleri doğrultusunda titizlikle sürdürüldüğünü duyurdu.




