Adalet Bakanı Akın Gürlek, İstanbul'da düzenlenen '2026 OECD Adalete Eşit Erişim Küresel Yuvarlak Masa Toplantısı'na katıldı. Toplantı öncesinde açıklamalarda bulunan Gürlek, 30 ülkeden adalet bakanları, yargı mensupları ve avukatlarla geniş kapsamlı istişareler yaptıklarını belirtti. Geçtiğimiz günlerde İstanbul'da düzenlenen Uluslararası Adalet Zirvesi'nde, insan onurunu merkeze alan adalet hizmetlerinin sunulmasına yönelik ortak sorumluluklarının ele alındığını ifade etti.
Filistin Adalet Bakanı'nın yokluğu
Bakan Gürlek, toplantıya davet edilmesine rağmen İsrail hükümeti tarafından ülkesine geri dönmesine izin verilmeyen Filistin Adalet Bakanı Şerhabil El-Zaim'in katılamamasının buruk bir durum olduğunu dile getirdi. Bu durumun, İsrail'in evrensel adalet sistemine saygısızlığını bir kez daha gösterdiğini söyledi. Ayrıca, OECD'nin kuruluşunun temelinde barış ve kalkınma anlayışının yattığını vurguladı.
Küresel adalet ihtiyacı
Gürlek, küreselleşen dünyada ülkelerin daha güçlü iş birlikleri kurması gerektiğini belirtti. Küresel huzur için ortak kalkınma modellerine, ticari ilişkilere ve güvenli lojistik yollarına ihtiyaç duyulduğunu ifade etti. Adalet sisteminin, gerekli altyapıya kavuştuğunda küresel barışı besleyen en önemli unsur olacağını söyledi.
Türkiye'nin sığınmacı politikası
Bakan Gürlek, Türkiye'nin 2025-2029 Yargı Reformu Stratejisi çerçevesinde adalete erişimi kolaylaştıran projeleri hayata geçirdiğini aktardı. Savaş ve zulüm nedeniyle yurtlarından ayrılmak zorunda kalan sığınmacılara yönelik Türkiye'nin açık kapı politikasını vurguladı. Türkiye'nin, 4 milyonu aşan sığınmacıya kucak açtığını ve bu durumun küresel adalet anlayışının bir yansıması olduğunu belirtti.
Gazze'deki duruma dikkat çekti
Gürlek, Gazze'de yaşanan hak ihlallerine dikkat çekerek, OECD ülkelerinin Gazze'de yerinden edilen bir buçuk milyon insanın haklarını savunması gerektiğini ifade etti. Ayrıca, İsrailli yasa dışı yerleşimcilerin vandallıklarına karşı duracak bir küresel adalet sistemine ihtiyaç olduğunu belirtti. İnsanlık onurunun yerle bir edildiği bu durumun tarih önünde bir vurdumduymazlık olarak kaydedileceğini vurguladı.




