İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik yürütülen soruşturmalar sırasında sıkça gündeme gelen Spectrum House kurucusu Azad Barış, Kent Uzlaşısı’nın arkasındaki isim olduğu yönündeki tanımlamaları reddetti. Barış, Kent Uzlaşısı’nın ortaya çıkışını bir kişinin ya da kurumun projesi olarak değil, farklı siyasi geleneklerin ortak bir buluşma arayışı olarak değerlendirdi.
Kent Uzlaşısı’nın Ortaya Çıkışı
Barış, Kent Uzlaşısı’nın fikri çerçevesinin oluşmasına katkı sunduğunu ancak partiler adına ittifak kuran ya da seçim stratejisi yöneten bir kişi olmadığını vurguladı. Uzun yıllardır barış, milliyetçiliğin dönüşümü ve siyasi ittifaklar gibi konularda araştırmalar yaptıklarını belirten Barış, CHP’nin “Türkiye ittifakı” arayışı ile Kürt siyasi hareketinin “Türkiyeleşme” perspektifinin bazı yerlerde kesiştiğini ifade etti. Bu durumun, bir tarafın diğerine katılması değil, ortak bir zemin oluşturma çabası olduğunu söyledi.
Soruşturma Süreci ve Temaslar
İBB soruşturmalarında kendisiyle Ekrem İmamoğlu, Resul Emrah Şahan, Ahmet Özer ve Mahir Polat gibi isimlerle gerçekleştirilen görüşmelerin suçlama konusu yapılmasını eleştiren Barış, bu temasların niteliğinin yanlış anlaşıldığını savundu. Görüşmelerin, siyasetçilerin kamuoyunun tartıştığı konular üzerinde gerçekleştirildiğini belirten Barış, görüşme ve suç ilişkisi arasında bir bağ olduğunu düşünmüyor.
Barış, hukukun bu tür durumlarda somut bir suç ilişkisi kurulması gerektiğinin altını çizerken, baz istasyonu verilerinin de yanlış yorumlandığını ifade etti. İstanbul gibi büyük bir şehirde aynı baz istasyonundan sinyal vermenin, gizli bir ilişki anlamına gelmeyeceğini vurguladı.
İBB Soruşturmalarının Anlamı
İBB soruşturmalarını yalnızca yerel yönetimlere ilişkin bir mesele olarak görmediğini dile getiren Barış, bu durumun daha geniş bir siyasi yeniden yapılanma sürecinin parçası olduğunu düşündüğünü belirtti. Türkiye’deki siyasi iklimin, demokratik iradenin üretebileceği yeni kanalları daraltmaya yönelik olduğunu ifade etti. İstanbul’un, ekonomik ve toplumsal açıdan Türkiye’nin merkezlerinden biri olduğunu hatırlatan Barış, burada kurulacak siyasi ilişkilerin diğer kentlere ve ülke siyasetine örnek olabileceğini vurguladı.
Çerçeve Yasa Üzerine Görüşler
Çerçeve Yasa hakkında da değerlendirmelerde bulunan Barış, bu yasanın yalnızca silahların bırakılması ile sınırlı kalmaması gerektiğini ifade etti. Kürt meselesinin sadece bir güvenlik meselesi olmadığını, daha derin tarihsel ve siyasi sorunların sonucu olarak ortaya çıktığını belirtti. Barış, demokratik siyasetin suç olmaktan çıkarılması ve eşit yurttaşlığın kurumsallaşması gibi başlıkların bu çerçevede ele alınması gerektiğini savundu.




