Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'nin müezzinlerinden İsmail Akbaş, 86 yıl aradan sonra yeniden ibadete açılan caminin hikayesini ilahiye taşıdı. Akbaş, Ayasofya'nın açıldığı gün yaşadıklarını ve bu anıları kalıcı hale getirmek için yazdığı şiiri bestelediğini açıkladı.
İlahinin Ortaya Çıkışı
Akbaş, Ayasofya'nın yeniden ibadete açılmasıyla ilgili uzun yıllar süren bir özlem ve hasretin bulunduğunu dile getirerek, "O gün gözlemlediğimiz durumları kaleme alalım dedik. Bu şiiri besteledik ve 'Ulu Mabet Ayasofya' adıyla yayınlayacağız," dedi. Akbaş, büyüklerinden sık sık Ayasofya'nın açılacağına dair temenniler duyduğunu ve bu eseri bir şükür mahiyetinde kaleme aldıklarını belirtti.
Heyecanlı Bir Görev
Açılış gününden bir gün önce Ayasofya'ya müezzin olarak atandığını öğrendiğini ifade eden Akbaş, "Çok heyecanlı bir süreçti. Açılış günü Türkiye'nin dört bir yanından birçok hoca arkadaşımız davet edildi," dedi. Akbaş, Ayasofya'daki ilk ezan ve kamet sırasında hissettiklerini unutamadığını vurguladı.
Ziyaretçilerin İlgi Gösterdiği Bir Mekan
Akbaş, Ayasofya'ya gelen ziyaretçilerin ezanları kaydederek dünyanın dört bir yanına ulaştırdığını belirtti. Ayrıca, Sultanahmet Camisi ile Ayasofya arasında karşılıklı ezan geleneğinin sürdüğünü aktardı. Akbaş, Amerikalı bir ziyaretçinin ezan sırasında duygulanarak ağladığını ve Müslüman olmak istediğini anlattı.
Gençlere Önemli Mesajlar
Gelecek nesillerin Ayasofya'ya sahip çıkmasının önemine dikkat çeken Akbaş, gençlerin camiye gösterdiği ilginin memnuniyet verici olduğunu ifade etti. Yurt dışından gelen ziyaretçilerin de Ayasofya'ya yoğun ilgi gösterdiğini belirten Akbaş, umre turlarına Ayasofya'nın da eklendiğini aktardı.
Akbaş, ilahisinin bir hafta içinde dijital müzik platformlarında yayınlanacağını belirterek, eserin ilk kıtasında Ayasofya'nın önemine vurgu yapıldığını ifade etti. İlahinin son kıtasında ise Ayasofya'yı cami kılanlara dua edildiği belirtildi.




