Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), 1 Kasım 1922 tarihinde saltanatı kaldırarak, Osmanlı İmparatorluğu'nun son hükümeti olan Son Saray Hükümeti'nin istifasıyla birlikte, Osmanlı monarşisinin sona erdiğini ilan etti. Bu gelişmeyle birlikte, 29 Ekim 1923'te cumhuriyetin ilan edilmesine zemin hazırlandı. Atatürk, bu süreçte sarayı siyasi denklemden çıkarmak için önemli adımlar attı.
TBMM'nin Kuruluşu ve Egemenlik Anlayışı
23 Nisan 1920'de açılan TBMM, önceki Osmanlı Mebuslar Meclisi'nden farklı olarak, saraya hiçbir yetki tanımadı. Bu meclis, egemenliği "kayıtsız şartsız" millette tanımış ve padişah vekilliği gibi kavramları reddetmiştir. Atatürk, TBMM'nin ilk oturumunda, meclisin görev ve yetkilerini belirleyen bir önerge sunarak, meclisin üstünde hiçbir gücün bulunmadığını vurguladı.
Cumhuriyetin İlk Adımları
Atatürk, TBMM'nin kuruluşuyla birlikte, halkın egemenliğine dayalı bir hükümet anlayışını savunarak, cumhuriyetin temellerini attı. 1921 yılında kabul edilen Teşkilat-ı Esasiye Kanunu, egemenliği saraydan alarak millete vermiştir. Bu kanun ile birlikte, Osmanlı'daki saltanat ve hilafet sisteminin varlık nedenleri de ortadan kaldırılmış oldu.
Saltanatın Kaldırılması Süreci
30 Ekim 1922'de TBMM, saltanatın kaldırılması için yapılan önergeyi kabul etti. Önergede, Osmanlı Devleti'nin saltanat sistemiyle birlikte yıkıldığı ve yerine Türkiye Devleti'nin kurulduğu belirtildi. Bu karar, Türkiye'nin bağımsızlık mücadelesinde önemli bir dönüm noktasıydı.
Atatürk, TBMM'nin başkanlığında yapılan tartışmalar sonucunda, İstanbul Hükümeti'nin Lozan Konferansı'na katılma isteği üzerine saltanatın kaldırılmasının zamanının geldiğine karar verdi. Böylece, TBMM, yeni Türkiye'nin siyasi yapısını belirleyerek, sarayı tamamen siyasi denklemden çıkardı.




