Ankara'nın Ulus semtinde, Anafartalar Caddesi'nde bulunan VEKAM Büyük Apartman'da, Koç Topluluğu'nun 100. yılı dolayısıyla "Vehbi Koç Ticaret Evi: Muasır Medeniyet Yolunda Bir Terakki Hamlesi" adlı sergi açıldı. 30 Eylül'de sergiyle birlikte kitabın tanıtımı ve söyleşi de gerçekleştirildi. Alev Ayaokur ve İrem Alpay'ın anlatımlarıyla sergi turu yapıldı, Mehtap Türkyılmaz ise söyleşiyi yönetti.
Serginin Teması
Serginin başında, Vehbi Koç'un ticaret hayatına dair belgeler ve şirket tarihinin yanı sıra, Ankara'nın ticaret geçmişine dair görseller yer alıyordu. Ancak, serginin ilk bölümü, izleyicileri daha eski bir Ankara ile tanıştırarak, şehrin tarihine dair yeni bir bakış açısı sundu. Haritalar, eski fotoğraflar ve ticaretin kökenleriyle ilgili belgeler, katılımcılara farklı bir Ankara deneyimi yaşattı.
Tarihsel Gelişim
Ankara'nın geçmişine dair sunulan bilgiler, şehrin yalnızca devlet daireleri ve bakanlıklardan ibaret olmadığını gösterdi. Ahilik, loncalar ve ticaretin kökenleri gibi unsurlar, katılımcılara şehrin ticaret yollarının kesişim noktası olduğunu hatırlattı. 1892'de trenin Ankara'ya ulaşmasıyla birlikte şehirdeki ticaretin gelişimi hızlandı. İstanbul ile bağlantılar güçlendi ve ticaretin yönü değişti.
Vehbi Koç’un Etkisi
Sergide, Vehbi Koç'un hikâyesi de şehrin hikâyesi ile iç içe geçmiş olarak sunuldu. Koç'un çocukluğu ve ticaret hayatına adım atışı, Ankara'nın dönüşüm süreciyle paralellik gösterdi. 1932'de faaliyetlerine başlayan Koç Ticaret Evi, 1938'de kurulan Koç Ticaret Türk Anonim Şirketi ile birlikte büyüyerek, şehrin ekonomik yapısına önemli katkılarda bulundu.
Günlük Hayatın Dönüşümü
Serginin en dikkat çekici bölümlerinden biri, eski bir General Electric buzdolabıydı. Bu buzdolabı, geçmişte evlere giren yeni yaşam tarzlarını simgeliyordu. 1936 yılında radyo ve gramofon gibi elektrikli eşyaların Ankara'ya gelmesi, günlük yaşamda önemli değişiklikler yarattı. Sergi, bu nesnelerin yalnızca tarihi değil, aynı zamanda toplumsal dönüşümü de yansıttığını gösterdi.
Sergiden çıkan ziyaretçiler, Vehbi Koç'un ve Ankara'nın değişim hikâyesini düşünerek ayrıldılar. Sergi, geçmişle günümüz arasında bir köprü kurarak, katılımcılara yalnızca ticaretin değil, aynı zamanda yaşamın da nasıl dönüştüğünü gösterdi.




