İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya, Altay bebeğin ebeveynleri ve davanın sanıkları katıldı. Duruşma sırasında, Altay bebeğin ailesi, çocuklarının fotoğraflarının yer aldığı tişörtlerle salonda yer aldı.
Tanık ifadeleri
Duruşmada, ilaçlamanın yapıldığı dairenin sahibi tanık M.E. olarak dinlendi. M.E., ilaçlama firmasıyla iletişim kurduğunu ve evin anahtarını verdiklerini belirtti. Firma, kendilerine 3 gün boyunca eve girmemeleri gerektiğini söylemiş. M.E., firmadan gelen kişilerin apartmanda herhangi bir uyarı yazısı asmadığını da ifade etti.
Başka bir tanık S.G. ise ilaçlama sırasında dairenin diğer sakinlerine haber verilmesini istediklerini ancak bu konuda başarılı olamadıklarını aktardı. Tutuklu sanık B.Ö. ise ilaçlama öncesinde tanık ve kardeşiyle evde görüştüklerini, diğer evlerde kimsenin olmayacağını söylediklerini belirtti.
Savcılığın mütalaası
Cumhuriyet savcısı, sanıkların "bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan 3 yıldan 22 yıl 6 aya kadar hapis cezası ile cezalandırılmasını talep etti. Taraf avukatları ise mütalaaya karşı savunma yapmak için süre istedi.
Mahkeme, sanıkların mevcut hallerinin devamına karar vererek duruşmayı erteledi. Altay bebeğin, 11 Kasım 2024 tarihinde İzmir'in Konak ilçesindeki bir apartmanda böcek ilaçlamasından 3 gün sonra zehirlenerek hayatını kaybettiği belirtildi. Olayda hastaneye kaldırılan 5 kişi ise tedavi edildikten sonra taburcu edildi.
İddianame ve tutuklamalar
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, Altay bebeğin ölümüne neden olan sanıklar B.Ö. ve E.G. hakkında "kimyasal silah kullanarak kasten öldürme" suçundan müebbet hapis istemiyle iddianame hazırladı. Ayrıca, 5 kişinin zehirlenmesine ilişkin de ayrı ayrı 4'er yıl hapis cezası talep edildi. İlk duruşmada sanıklardan E.G.'nin adli kontrol şartıyla tahliyesine karar verildi. Ancak, Adalet Bakanlığı 5. Adli Tıp İhtisas Kurulu, Altay bebeğin kimyasal fosfin gazına maruz kaldığını ve ölümünün bu nedenle gerçekleştiğini bildirdi. Bu raporların ardından sanıklar yeniden tutuklandı.




