Almanya'nın Doğu ve Batı'nın birleşmesinin 36. yılı, Ankara'daki Almanya Büyükelçiliği'nde düzenlenen bir resepsiyonla kutlandı. Etkinliğe, Almanya'nın Ankara Büyükelçisi Sibylle Katharina Sorg ve Kuzey Ren-Vestfalya Eyaleti Başbakanı Hendrik Wüst ev sahipliği yaptı. Ayrıca, Türkiye'den Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Almanya Devlet Bakanı Serap Güler, Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç, Dışişleri Bakan Yardımcıları Mehmet Kemal Bozay ve Hacı Ali Özel ile bazı milletvekilleri ve diplomatik temsilciler katıldı.
Büyükelçi Sorg'un Mesajı
Büyükelçi Sorg, Türkiye ve Almanya'nın dostluk ilişkilerinin önemine vurgu yaparak, halkların bu dostluğun temelini oluşturduğunu belirtti. Sorg, Türkiye ile Almanya arasında güvenlik alanında işbirliğine de dikkat çekti ve Ankara'da düzenlenen NATO zirvesinin başarılı geçmesi için yapılan ortak çalışmalara değindi. Ekonomik ilişkilerin de güçlendiğini ifade eden Sorg, Almanya'nın Türkiye'nin en büyük ticaret ortağı olduğunu ve bu yıl içinde ticaret hacminin 55 milyar avroya ulaşmasının beklendiğini aktardı.
İki Ülke Arasındaki İlişkiler
Alman Devlet Bakanı Serap Güler, Türkiye ve Almanya'nın her zaman yakın dost olduklarını belirterek, iki ülkenin her konuda hemfikir olmadığını ancak önemli meselelerde birlikte çalışmanın önemine dikkat çekti. Güler, Avrupa güvenliğinden göçe, ticaretten kültürel ilişkilere kadar birçok alanda işbirliği yaptıklarını ifade etti. Kuzey Ren-Vestfalya Eyaleti Başbakanı Wüst de, eyaletinin Türkiye ile olan işgücü anlaşmasının 65. yıl dönümünü kutladıklarını belirtti ve Türkiye kökenli bireylerin Almanya'daki katkılarına vurgu yaptı.
Sanayi Bakanı Kacır'ın Açıklamaları
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye ile Almanya arasındaki ilişkilerin 1763 yılına kadar uzandığını belirtti. Kacır, Almanya'daki Türk toplumunun çeşitli alanlardaki başarılarının Türkiye-Almanya işbirliği için önemli bir ivme sağladığını ifade etti. Ayrıca, Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliğine aday bir ülke olarak geleceğini Avrupa'nın barış ve refahıyla sıkı sıkıya bağladığını belirtti. Kacır, 'Made in Europe' girişiminin Türkiye'nin Avrupa değer zincirlerindeki rolünü yansıtması gerektiğini vurguladı ve iş dünyasının engellerle karşılaşmadan üretim yapabilmesi için güvenceye ihtiyaç duyduğunu sözlerine ekledi.




