AKP'nin 2018 seçimleri öncesinde kullandığı 'Ver yetkiyi, gör etkiyi' sloganı, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin desteklenmesi amacıyla ortaya atılmıştı. Bu slogan, iktidarın yetkileri tek bir kişide toplaması durumunda, kararların hızlı bir şekilde alınacağı ve ülke sorunlarının kriz yaratmadan çözüleceği iddialarını içeriyordu.
Hızlı Karar Alma ve Sonuçları
2018 yılında dolar kuru 4.75 TL, Türk Lirası faiz oranı ise yüzde 17.75 seviyesindeydi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu bağlamda, "Siz bu kardeşinize yetkiyi verin, ondan sonra bu faizle, şunla bunla nasıl uğraşılır göreceksiniz" şeklinde açıklamalarda bulunmuştu. Ancak, bu hızlı karar alma mekanizması, liyakat yerine sadakati, sosyal devlet anlayışı yerine sadaka devletini getirirken, ifade ve medya özgürlüklerini de kısıtladı.
Ekonomik Kriz ve Sosyal Sorunlar
Tek imzayla alınan kararlar, birçok olumsuz sonuca yol açtı. Örneğin, artan enflasyon, halkın ekonomik refahını olumsuz etkiledi. Ayrıca, İstanbul Sözleşmesi'nden tek bir imzayla çıkılması, kadınların aile içindeki şiddete karşı korunmasını zayıflattı. Bu durum, toplumda derin bir güvensizlik yarattı.
'Şahsım Devleti' Rejiminin Eleştirisi
Yargıtay Onursal Başkanı Prof. Sami Selçuk, 16 Nisan 2017 halkoylaması ile kurulan 'Şahsım Devleti' rejiminin mantığını eleştirmişti. Bu rejimin, halkın iradesini hiçe saydığı ve seçim sonuçlarını tersine çevirdiği iddia ediliyor. AKP Genel Başkan Yardımcısı Nihat Zeybekçi'nin açıklamalarına göre, yarım milyona yakın kişinin dolandırılması, bu rejimin destekçileri arasında gerçekleşti. Bu durum, güvenilirliğin sorgulanmasına yol açtı.
Sorumlular ve Gelecek
Fatma Betül Sayan Kaya, bu süreçte önemli bir figür olarak öne çıkıyor. Ancak asıl sorumlular, bu rejimi oluşturan ve sürdüren yapılar olarak tanımlanıyor. Sayan Kaya'nın soygunla elde ettiği paraları iade etmesi durumunda bile, bu yapılar ve onların kurduğu ağlar, hukuksal ve siyasal sorumluluktan kurtulamayacaklar. Sonuç olarak, 'Ver yetkiyi, gör etkiyi' sloganı, yalnızca bir seçim vaadi değil, aynı zamanda Türkiye'nin mevcut sorunlarının da bir yansıması olarak değerlendiriliyor.




