Acerola, bilimsel adıyla Malpighia emarginata, Barbados kirazı olarak da bilinir ve doğal olarak Güney Amerika, Orta Amerika ve Karayipler'in sıcak iklimlerinde yetişmektedir. Bu çalı formundaki bitki, 2 ila 3 metre yüksekliğe ulaşabilir ve meyveleri 1 ila 2 santimetre büyüklüğündedir. Olgunlaşma sürecinde meyveler yeşilden parlak kırmızı ve koyu turuncu tonlarına dönüşmektedir.
Acerola’nın en dikkat çekici özelliği, meyvesindeki yüksek C vitamini konsantrasyonudur. Küçük boyutuna rağmen, tek bir acerola meyvesi, C vitamini açısından zengin olan taze bir limona kıyasla 50 ila 60 kat daha fazla C vitamini içerebilmektedir. Etli ve sulu yapısı ile meyvenin tadı ekşimsi ve hafif tatlı bir aromaya sahiptir.
Tropikal ve subtropikal iklim kuşaklarında yetişen acerola, özellikle Brezilya, Meksika ve Karayip adalarında geniş çapta üretilmektedir. Yüksek C vitamini içeriğinin yanı sıra, A vitamini, B grubu vitaminleri ve antosiyanin gibi güçlü antioksidan bileşenler de barındırmaktadır. Bu bileşenlerin bağışıklık sistemini destekleme ve hücreleri serbest radikallerin neden olduğu hasardan koruma potansiyeli üzerine çeşitli araştırmalar yapılmaktadır.
Acerola, soğuktan korunduğu ve uygun şartlar sağlandığı takdirde evde büyük saksılarda kolayca yetiştirilebilmektedir. Parlak koyu yeşil yapraklara ve pembe-beyaz alacalı çiçeklere sahip olan bitki, estetik görünümü ile dekoratif bir hava katmaktadır. Yetiştirirken, bol güneş alan, güneye bakan bir konum tercih edilmeli ve bitki, günde en az 6-8 saat doğrudan ışığa ihtiyaç duymaktadır.
Dikim ve bakım aşamalarında dikkat edilmesi gereken bazı noktalar bulunmaktadır. Acerola için organik maddece zengin, gevşek ve drenajı yüksek toprak karışımları önerilmektedir. Saksıya veya bahçeye dikim yapılırken kök sisteminin rahatça yayılabilmesi için geniş bir alan bırakılmalı ve kök boğazının toprak seviyesiyle eşit tutulmasına özen gösterilmelidir. Ağır topraklarda drenajı sağlamak amacıyla torf, perlit veya kompost kullanımı tavsiye edilmektedir. Ayrıca, toprağın nem dengesini korumak için yüzeye hafif malçlama yapılması da önemlidir.
Dikim işleminin ardından bitkiye can suyu verilmesi büyük bir öneme sahiptir. Tropikal bir bitki olması nedeniyle toprağının tamamen kurumasına izin verilmeden düzenli olarak sulanmalıdır. Kök çürümesini önlemek için ise saksı tabağında su birikmemesine ve toprağın çamurlaşmamasına dikkat edilmelidir.




