ABD ile İran arasında savaşı sona erdirmeye yönelik diplomatik görüşmeler, Katar'ın başkenti Doha'da sürüyor. İranlı müzakerecilerin 1 Kasım Pazar günü Doha'dan ayrıldığı bildirildi. Ancak bu ayrılışın müzakerelerdeki bir anlaşmazlıktan kaynaklanmadığı, taraflar arasında yeni bir anlaşma taslağının değerlendirilmeye sunulmasıyla ilgili olduğu ifade edildi.
Anlaşma Taslağı Üzerine Değerlendirmeler
Görüşmeler hakkında bilgi sahibi olan bir yetkili, ilerleyen günlerde yeni bir görüşmenin yapılabileceğini belirtti. Taslağın içeriği hakkında ise detay verilmedi. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ABD ile dolaylı müzakerelerin temelinin Tahran yönetiminin eylül ayında hazırladığı yedi aşamalı bir plan olduğunu açıkladı. Bu plan, Hürmüz Boğazı'nın deniz trafiğine yeniden açılmasını ve ABD'nin İran'a uyguladığı deniz ablukasının sona ermesini öngörüyor.
İran'ın Talepleri
Bekayi, İran'ın taleplerinin Washington yönetimine açık bir şekilde iletildiğini belirtti. Denizdeki ablukaların kaldırılmasının müzakerelerin temel koşullarından biri olduğunu vurgulayan Bekayi, "ABD'nin deniz ablukası sona ermeden, İran'ın taleplerine saygı gösterilmeden nihai bir anlaşma süreci başlatılamaz," dedi. Ayrıca, Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi'nin de Katar'a giderek arabulucular aracılığıyla Washington ile iletişim kurmaya çalıştığı bilgisi verildi.
Seçim Sonrası Olası Gelişmeler
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD ile anlaşma sağlanması durumunda Hürmüz Boğazı'nın iki gün içinde yeniden açılabileceğini ifade etti. Ancak, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'ın ilk anlaşma teklifini reddettiği biliniyor. Diplomatik temasların, ABD'de 3 Kasım'da yapılacak ara seçimlerin ardından İran'a yönelik yeni askeri operasyonların başlatılabileceğine dair endişelerin arttığı bir dönemde yürütüldüğü belirtiliyor.
Trump, seçimlerden önce İran'a yeni bir saldırı düzenlenmeyeceğini açıklamıştı. Ancak müzakerelerin başarısız olması durumunda askeri seçeneğin yeniden gündeme gelebileceği ihtimali de mevcut. Bekayi, ABD'deki ara seçimlerin İran'a yönelik politikalarında köklü bir değişiklik yaratmasını beklemediklerini belirtti.




