Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, ABD'nin Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne (UCM) yönelik yaptırımlarına karşı çeşitli önlemleri değerlendirmeye aldı. AB Komisyonu sözcüsü Siobhan McGarry, günlük basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtlayarak, bu konunun 15-16 Ekim tarihlerinde gerçekleştirilen AB Liderler Zirvesi'nde de gündeme geldiğini belirtti.
Engelleme Tüzüğü Üzerine Görüşmeler
McGarry, "Engelleme Tüzüğü"nün devreye sokulması için üye ülkelerle diyalog halinde olduklarını ifade etti. Mahkemenin çalışmalarını korumak amacıyla uygulanabilecek tüm önlemleri değerlendirdiklerini vurgulayan McGarry, bu konuda kesin bir tarih verilmediğini de ekledi. Mahkemenin hayati önem taşıyan çalışmalarını sürdürebilmesi için daha uygun bir çözüm bulmayı umduklarını dile getirdi.
Hollanda'nın Rolü ve Alternatif Çalışmalar
Sözcü, Hollanda'nın bu süreçte öncü bir rol oynadığına dikkat çekti. Eğer altı aylık sürenin sonunda başka bir alternatif bulunamazsa, mahkemenin çalışmalarını korumak için atılabilecek adımlar üzerinde çalıştıklarını aktardı. McGarry, sürecin nasıl sonuçlanacağı konusunda varsayımda bulunmak istemediğini belirterek, "Tüm seçenekler masada ve Engelleme Tüzüğü de bunlardan biri" ifadelerini kullandı.
ABD'nin Yaptırım Kararı
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, UCM'nin eski yargıçlarından Güney Afrikalı hukukçu Navi Pillay'ın "2026 Nobel Barış Ödülü"nü kazanmasının ardından mahkemeye yaptırım uygulama kararı aldıklarını açıklamıştı. Rubio, ABD'nin UCM tarafından Amerikalıların yargılanmasına izin vermeyeceğini belirterek, "Ya UCM tehditlerine son verecek ya da biz UCM'yi ortadan kaldıracağız" şeklinde konuştu.
Engelleme Tüzüğü'nün Tarihçesi
Engelleme Tüzüğü, ilk kez 1996 yılında ABD'nin Küba, İran ve Libya'ya ambargo uygulama kararının ardından gündeme gelmişti. Bu mevzuat, söz konusu ülkelerle iş yapan Avrupalı şirketlerin korunması amacıyla yabancı mahkemelerin verebileceği kararların engellenmesini hedeflemiştir. Ancak bu tüzüğün uygulanması, AB ve ABD'nin konuyu müzakere ederek çözüm bulmasıyla rafa kaldırılmıştı. Tüzük, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran ile 2015'te imzalanan nükleer anlaşmadan çekilmesi üzerine 7 Ağustos 2018'de yürürlüğe girmiştir.




